76. Cannes Film Festivali’nde yarışan Ceylan’ın yeni filminde rol alan Elif Ürse ile konuştuk: ‘Tartışmaya açık!’

Yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın yeni filmi “Kuru Otlar Üstüne”, 76’ncı Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı. Gösterim bittikten sonra film 11 dakika ayakta alkışlandı. Film, festivalin ana yarışma kategorisinde yarışacak. Nuri Bilge Ceylan, 2014’te “Kış Uykusu” filmiyle Altın Palmiye ödülünü kazanmış, “Bir Zamanlar Anadolu’da”, “Uzak” ve “Üç Maymun” filmleriyle Cannes Film Festivali’nden ödüllerle dönmüştü. Gazetemizin sinema eleştirmeni Mehmet Basutçu festivali her yıl gazetemiz için takip ediyor. “Kuru Otlar Üstüne” adlı film üzerine yazısını bu sayfalarda kullanmıştık. Basutçu’dan da tam not alan film festivalden bir ödülle döneceğe benziyor.

TİYATRODAKİ BAŞARI…

Filmde rol alan ve Cannes Film Festivali’nden önceki gün dönen Elif Ürse’yi birçok kez tiyatroda sahnede seyrettim. Tiyatroda oyunculuğundaki başarısıyla her zaman dikkat çeken Ürse, Ceylan’ın da dikkatini “Çatlak” adlı filmde çekmiş ve yolları böylelikle “Kuru Otlar Üstünde”de birleşmiş.

Doğu Anadolu’nun ücra bir beldesinde zorunlu hizmetini yapmakta olan resim öğretmeni Samet’in başına gelen ve anlam vermekte zorlandığı olaylara odaklanan filmde müdür yardımcısı Saime karakterini canlandıran Elif Ürse ile Cannes Film Festivali’nde yapılan galayı ve filmi konuştuk.

Rol aldığınız Kuru Otlar Üstüne adlı film, galasını Cannes Film Festivali’nde yaptı ve siz de galadaydınız, öncelikle siz neler hissettiniz?

Benim için çok heyecan verici ve yepyeni bir deneyimdi. Orada sevdiğim çok iyi anlaştığım ekip arkadaşlarımla olmak, Bilge Hoca’yla tekrar bu sefer Cannes’da buluşmak çok mutluluk vericiydi. Her aşaması çok iyi planlanmış, çok iyi düşünülmüş müthiş bir organizasyon bir yandan da. Böyle köklü bir festivalin içinde yer almak unutulmazdı.

Gala, da film öncesi Nuri Bilge Ceylan ve sizler nasıl karşılandınız?

Gala öncesi hepimiz otelde buluştuk. Çok sıcak ve samimi bir ekibiz. Herkes birbirini uzun zaman sonra tekrar gördü aslında. Filmi çok merak ediyorduk. Aslında galayı beklerken en çok filmi izleyeceğim için sabırsızlanıyordum. Ben de birçok insan gibi bir Nuri Bilge Ceylan sineması hayranıyım. İçinde olmak bir yana, seyircisi olduğum bir yönetmenin filmini olağanüstü güzel bir sinema salonunda izleyecek olmak da büyük bir ayrıcalıktı. Bütün filmlerini sabırsızlıkla beklediğim gibi bu filmde de aynı duyguları yaşadım gala öncesi açıkçası. Sonra bizi araçlarla kırmızı halıya götürdüler. Deli gibi yağmur yağıyordu. Seyircileri kuyrukta ıslanırken görmek üzücü olsa da Nuri Bilge Ceylan filmine çok uygun bir hava diye düşündüm.

Film gösteriminden sonra ayakta 11 dakika alkışlandı. Bu dakikaları anlatır mısınız?

Müthiş bir mutluluk. Bilge Hoca’m tam da önümdeydi. Bunca emeğin karşılığı o alkışlar. Ve hocanın sakin mütevazılığıyla karşılaması alkışları. 2 bin 500 kişi ayakta alkışlıyor. Dünyanın her yerinden gelen seyirciler bir arada. Nasıl büyük bir enerji anlatamam.

FİLM DÜŞÜNDÜRÜYOR

Filmin konusu bizlere çok yabancı değil maalesef ki. Çocuğa ve kadına taciz ya da iftira… Siz nasıl özetlersiniz filmi, nedir filmi bu kadar çekici kılan ve sizce neden bu kadar uzun süre alkışlandı?

Tartışmaya açık bir film. Bence hocanın bizi taşımak istediği yer de bu zaten. Filmden çıkınca üzerine konuşacak ve düşündürecek bir zemin yaratıyor size. Tartışmak için kışkırtıyor. Bu bir eserin en önemli amacı olmalı ki bu film bunu misliyle yapıyor.

‘AUDİTON HABERİ GELDİĞİNDE ÇOK HEYECANLANDIM’

Müdür yardımcısı Saime karakterini canlandırıyorsunuz, bize rolünüzden bahseder misiniz?

Oynadığım Saime karakteri okulun müdür yardımcısı. İçinde yumuşaklığı, dişiliği barındıran biri ama dışarıya karşı korunaklı, savunma mekanizmasıyla örülmüş bir persona yansıtıyor.

Filmde yer alma süreciniz nasıl gelişti?

Bilge Hoca beni Fikret Reyhan’ın yönettiği Çatlak filminde izlemiş. Pandemi döneminde filmin bütün kadın oyuncuları Altın Portakal almıştı hatırlarsanız. Menajerim Nimet Atasoy “bir gün telefon etti ve Nuri Bilge Ceylan seni Auditon’a istiyor yeni filmi için” dedi. Yaşadığım mutluluğu anlatamam. İç sesim diyordu ki rolü alamasan bu bile yeter. Çok heyecanla ve keyifle bir audition verdim. Havalarda uçuyordum. Sonra o harika telefonu aldım kabul edildin diye. 

OY VER!!!

Bir seçim sürecindeyiz ve her sanatçı bir çağrıda bulunuyor hatta Sanatçılar Girişimi bir açıklama yaptı ve imza kampanyası başlattı, sizin çağrınız nedir?

Demokrasi demokrasi demokrasi. Kendimizi güvende ve özgür hissetmek istiyoruz bir vatandaş olarak. Benim çağrım vicdanımızın ve aklımızın sesini duyalım. Ve oy verelim. Oy Ver!!! ‘

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir