BM Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu raporu Üsküdar Üniversitesinde açıklandı

Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (INCB) Üyesi Prof. Dr. Sevil Atasoy, rektör yardımcısı olduğu Üsküdar Üniversitesi’nde düzenlenen basın toplantısında, Kurulun 2022 yılı dünya raporunu kamuoyuna duyurdu.

Üniversitenin Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü de olan Atasoy, uyuşturucu trafiği, artan madde kullanımı, uyuşturucuyla mücadelede tavsiye niteliğindeki kararlar ve eğitim çalışmalarına ilişkin rapordaki bilgileri aktardı.

Prof. Dr. Atasoy, raporda bazı ülkelerde esrarın tedavi dışı kullanımının yasallaştırılmasına yönelik gelişmelerin analizi ile artan esrar kullanımına karşı uyarılar yapıldığını ifade ederek Türkiye’de 2021’de rekor miktarda olmak üzere 22,2 ton eroin ile 5,5 ton metamfetamin yakalandığı bilgisinin yer aldığını belirtti.

Küresel meselelerin başında kokain geldiğine dikkati çeken Atasoy, “Kokain üretimi ve kaçakçılığında çok ciddi bir artış var. Bir yandan ekim alanları genişledi, diğer yandan buna bağlı olarak üretilebilecek kokain maddesiyle ilgili kaygılarımız var. Yeni yollara başvurulduğunu gördük. Kullanım bölgeleri de genişlemekte. Avrupa’ya gelen koka bitkisi ve macunu saflaştırıldığı laboratuvarlar ortaya çıktı. Giderek artan tehlikenin giderilmesi mümkün değil, yeni yollar ortaya çıkıyor. Özellikle deniz yolları kullanılmaya başlandı. Bununla mücadele için iyi bir eğitim gerekiyor.” diye konuştu.

Prof. Dr. Atasoy, BM Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu olarak devletlerle sürekli bilgi alışverişinde bulunduklarını, farklı alanlarda eğitimler verdiklerini kaydetti.

Dünyada kullanılan uyuşturucu ve öncül madde sayısının hızla arttığını dile getiren Atasoy, “Yasa dışı üretimlerde kullanılan öncül maddelerin sayısı çok fazla ve internet üzerinden kaçakçılığın arttığını belirtmekte fayda var. Üretimde kullanılan malzemelerin bilinmesi için de eğitimler yapıyoruz. Türkiye, bu eğitimlerin tamamına katılıyor.” ifadesini kullandı.

Basın toplantısının ardından AA muhabirine değerlendirmede bulunan Atasoy, raporun Türkiye ve dünyada bazı uyuşturucu türlerinin kullanımının azaldığını, bazılarının arttığını gösterdiğini aktardı.

Uyuşturucu ana maddelerinde sürekli değişiklik olduğuna, Türkiye ile ilgili özellikle metamfetamin konusunun önemli olduğuna dikkati çeken Atasoy şunları kaydetti:

“Türkiye’nin birdenbire metamfetamin yakalamalarında görmüş olduğu artış, aynı zamanda metamfetamin kullanımı kaynaklı hastaneye başvuru sayılarındaki artış ve ölümlerde metamfetaminin rolü olduğuna dair bilgi raporlarda yer alıyor. Çünkü Afganistan’da metamfetamin imalatı son yıllarda arttı. Ülkemiz, Afganistan’dan Balkan yoluyla Avrupa’ya giden güzergah üzerinde. Önceden eroin için bir problemimiz vardı, şimdi metamfetamin için var. Esas tüketici Avrupa ülkeleri. Bu ülkeler, eroin yerine metamfetamin yakalıyor.”

“Yasa dışı pazarlar arzı artırdı”

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise dünyada artan uyuşturucu kullanımının özellikle gençler üzerinde etkili olduğunu söyledi.

Amerika ve Kuzey Avrupa’nın bazı ülkelerinde kontrollü uyuşturucu kullanımının arttığını dile getiren Tarhan, “Bunun yansımalarına baktığımızda istatistiklere göre maddenin yasal kullanımı azalmadı. Yasa dışı pazarlar arzı artırdı. Bu paradoks gözüküyor. Önümüzdeki yıllarda bu daha ciddi bir sorun olacak.” dedi.

Prof. Dr. Tarhan, uyuşturucu kullanımını azaltmak için uluslararası düzeyde daha gerçekçi politikalar yürütülmesi gerektiğini bildirdi.

Madde kullanımındaki artışın en çok ergenleri etkilediğini vurgulayan Tarhan, “Dünyada ergenlerin madde kullanımı istatistiklerinde ciddi artış var. 12 yaş ve üzerinde esrar kullanımı yüzde 16,5’ten yüzde 24,5’e yükselmiş. Özellikle 2008’den itibaren artış olduğunu söylemek mümkün. 2012’den sonra pik yapmış.” diye konuştu.

Tarhan, madde kullanımına bağlı psikotik vakalardaki hastane başvurularının yüzde 30 arttığını aktararak “Sigaranın kullanımına gösterilen hassasiyetin 5 misli fazlası esrar kullanımına karşı gösterilmeli. Sigara için alınan önlemler esrar için de alınmalı. Devletler bağımlılıkla mücadele için ayrıca bütçeler ayırmalı. Özetle ya politikalar değiştirilmeli ya da özel bütçe ayrılmalı.” önerilerinde bulundu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir